Pirinç PDF Yazdır e-Posta
Benan ÇAKAR
Boğaziçi Üniversitesi
Mezuniyet Ödevi..


Pirinç:
Pirinç, insan beslenmesinde önemli yeri olan, su içinde çimlenen, kökleri suda erimiş oksijenden yararlanabilen tek tahıl cinsidir. Bir kültür bitkisi olarak; uzun kök (a), dar yapraklar (b), birleşik salkımlar (c), ve her birinde sadece tek bir çeltik tanesi bulunan başakçıklardan oluşur. Yüksek dallanma kapasitesi olan bu bitkinin salkımlarında ortalama 200 adet çeltik tanesi bulunur.[1] Bu taneler işlemden geçtikten sonra insan tüketimine uygun olan pirinç halini alır.
            Pirinç, dünyada en çok tüketilen ikinci tahıldır. Dünya nüfusunun yarısının günlük kalori ihtiyacının yüzde ellisini karşılayan pirinç; magnezyum, B vitamini, niasin, fosfor, B6 vitamini, çinko ve bakır deposudur. Ancak, protein açısından oldukça düşük değerlere sahiptir.[2]
Tarihsel Gelişimi
            Çeltik tarımı ilk olarak M.Ö. Hindistan, Çin ve Tayland’da başlamıştır. Günümüzde pirinç tarımının evcilleşmesine dair en eski arkeolojik kanıt, 1966 yılında Wilhelm G. Solheim tarafından Tayland’daki bir kazıda bulunan M.Ö. 4000’li yıllara ait, içinde pirinç taneleri olan toprak bir kaptır. Bu bölgede gelişen indica ve japonica çeşitleri zamanla Asya’nın diğer ülkelerine yayılmıştır.[3] Avrupa’ya gelişi ortaçağa rastlar.
 Başlangıçta doğal ortamda kendi halinde yetişen çeltik, zamanla çeşitlendi. Üretimin yapıldığı ülkeler genellikle Oryza çeşidinin 20 türünden birini tercih ettiler. Günümüzde en çok yetiştirilen türler ise oryza sativa ve oryza glaberrima’dır.3
            Oryza sativa, Asya pirincidir. Çin ve Hindistan’da çok yetiştirilir. İlk olarak, M.Ö. 800’lü yıllarda çiftçiler Orta Doğu ve Akdeniz Avrupası’nda yetiştirmişlerdir. M.S. 700’lü yıllarda ülke fethedildiğinde İspanya’ya getirilmiştir. 15. yüzyılın ikinci yarısında Fransa ve İtalya’ya sıçrayan çeltik ekimi, Avrupa’nın en muhteşem çağını yaşadığı keşifler döneminde diğer bütün kıtalara götürülmüş ve ekimi sağlanmıştır. 18. yüzyılın başında bugünün önemli ihracatçılardan olan Amerika kitasina İspanyollar tarafından götürulmustur. 
            Orzya glaberrima, Afrika pirincidir. MÖ 1500-800 yılları arasında Niger Nehri’nin deltasında yetiştirilen türün ekim alanı zamanla Senegal’e kadar genişledi, fakat bu alanla sınırlı kaldı. 7. ve 11. yüzyıllar arasında kıtaya gelen Araplar Asya pirincinin ekimini desteklediler ve yaydılar, dolayısıyla glaberrima’nın üretimi, kökeni olan Niger Nehri çevresinde bile büyük ölçüde düşürülerek yerini sativa’ya bıraktı.[4]
Dünya’da Pirinc:
           - Uretim: Pirinç, dünya çapında en çok üretilen 2. tahıldır. 2007 yilinda dunya pirinc uretimi yaklasik olarak 645 milyon ton olarak kayitlara gecmistir. Toplam uretimin %90’i Asyali ciftcilerin elinden cikmis, Cin ve Hindistan ise dunya pirinc uretiminin yarisindan fazlasini karsilamislardir. En buyuk 10 pirinc uretici ulkenin siralanisi su sekildedir: Cin, Hindistan, Endonezya, Banglades, Vietnam, Tayland, Myanmar, Japonya, Filipinler ve Brezilya.[5]
Yukselen uretim degerlerinin yani sira Asyali ulkelerin ortak sikintisi su ve toprak kaynaklari uzerindeki baski. Celtik uretimi yapilan topraklarin urun cesitliligi nedeniyle daraldigi Cin’de 13 milyon/yil oraninda artan nufusu besleyebilmek icin verimliligin artirilmasi gerekiyor. Ulke kuzeyindeki su sikintisi ve guneyindeki su taskinlarinin etkisini gelismis sulama sistemleriyle gidermeye calisiliyor ve ekilen alanlarin %90 bu sekilde sulaniyor. Bu sayede bir senede topraktan 4 kere hasat aliniyor. Hindistan’da ise topraklarin %55’i modern sulama sistemlerinden yoksun oldugu icin verimlilik tamamiyle dogal yagislara bagli. Tropikal muson iklimi sayesinde topraktan yilda 3 kere pirinc alabilmekte.  

2003-04
2004-5
2005-06
2006-07
2007-08
2008-09
Mayis
Pirinc Uretimi
Banglades
26,152
25,600
28,758
29,000
28,600
29,400
Brezilya
8,709
8,996
7,874
7,700
8,129
8,500
Burma
10,730
9,570
10,440
10,600
10,730
10,000
Kambocya
2,960
2,630
3,771
3,946
4,075
4,225
Cin Halk Cumhuriyeti
112,462
125,363
126,414
127,800
129,500
130,900
Misir
3,900
4,128
4,135
4,383
4,385
4,387
Hindistan
88,530
83,130
91,790
93,350
95,680
96,000
Endonezya
35,024
34,830
34,959
35,300
35,500
36,250
Japonya
7,091
7,944
8,257
7,786
7,930
7,900
Kore Cumhuriyeti
4,451
5,000
4,768
4,680
4,408
4,500
Nijerya
2,200
2,300
2,700
2,900
3,000
3,100
Pakistan
4,848
5,025
5,547
5,200
5,500
5,600
Filipinler
9,200
9,425
9,821
10,085
10,600
10,800
Tayland
18,011
17,360
18,200
18,250
18,500
18,800
Vietnam
22,082
22,716
22,772
22,922
23,543
23,560
 U.S.A
6,420
7,462
7,113
6,239
6,314
6,300
 Others
28,743
29,389
30,834
30,455
30,675
31,823
World Total
391,513
400,868
418,153
420,596
427,069
432,045
Tablo 1: United States Department of Agriculture, Foreign Agriculture Service
2008 yili sonunda dunya pirinc uretiminin Asya, Afrika ve Latin Amerika ulkelerindeki yukselis sayesinde %2.3 oraninda artarak 666 milyon ton olacagi hesaplaniyor. Ilk defa Asya’nin uretiminin 600 milyon tonu gececegi tahmin edilirken, Banglades, Cin, Filipinler, Tayland ve Vietnam’in en yuksek miktarlari piyasaya sokmasi bekleniyor. Ote yandan, Myanmar kasirgasi ve Burma selinin dunya pirinc marketi uzerindeki negatif etkileri de 2009 basinda kendini hissettirecek.
            Ekilen pirinc tarlalarinin genisletilmesiyle Afrika kitasinda beklenen buyume %3.6 oraninda artisla 23.2 milyon ton iken, Latin Amerika ulkelerinde %7.4 ile 26.2 milyon tonu buluyor.  
            -Tuketim: Daha once Japonya, Guney Kore ve Tayvan’da endustriellesmeye bagli pirinc tuketiminin azalmasi, bugunlerde Cin ve Hindistan icin ongoruluyor. Onumuzdeki yillarda zenginlesen halkin daha proteinli besinleri tercih edecegi tahmin ediliyor. Cin, Hindistan, Endonezya,Filipinler ve Vietnam kuresel pirinc uretiminin ucte ikisini tukettigi goz onune alinirsa, bu trend uluslararasi pirinc marketi acisindan cok etkili olur. 
Ancak bu olusumlarin etkilerini gunumuzde gormem mumkun degil. Peki gunumuzun tuketimi dunya uzerinde nasil dagiliyor?

2003-04
2004-5
2005-06
2006-07
2007-08
2008-09
Mayis
Toplam Tuketim
Banglades
26,700
26,900
29,000
29,764
30,200
30,300
Brezilya
9,325
9,074
8,452
7,965
8,429
8,710
Burma
10,200
10,300
10,400
10,670
10,331
10,000
Kambocya
2,725
2,780
3,571
3,646
3,775
3,825
Cin Cumhuriyeti
132,100
130,300
128,000
127,800
127,000
128,000
Misir
3,225
3,250
3,343
3,268
3,385
3,350
Hindistan
85,630
80,861
85,088
86,940
91,610
93,000
Endonezya
36,000
35,850
35,739
35,900
36,350
36,851
Iran
2,950
3,000
3,025
3,050
3,075
3,100
Japonya
8,357
8,300
8,250
8,250
8,150
8,130
Kore Cumhuriyeti
4,512
4,951
4,766
4,886
4,635
4,540
Nijerya
4,000
4,250
4,350
4,450
4,700
4,800
Filipinler
10,250
10,400
10,722
11,551
12,400
12,650
Tayland
9,470
9,480
9,544
9,870
9,967
9,700
Vietnam
18,230
17,595
18,392
18,775
19,717
19,380
 U.S.A.                                                          
3,656
3,935
3,838
4,054
3,990
4,024
 Others
43,935
44,888
44,982
46,337
45,292
46,154
World Total
413,656
408,861
415,623
420,450
424,396
427,974
Tablo 2: United States Department of Agriculture, Foreign Agriculture Service

Kisi basina ortalama yillik tuketim 2007 verilerine gore 50.3 kg.’dir. Dunya uzerinde gecerli olan ve tuketim dagilimini siniflayan uc cesit tuketim modeli vardir:
1- Asya Modeli: Ortalama tuketim kisi basi yillik 80 kg. (Cin:90 kg., Endonezya: 150 kg., Myanmar: 200 kg. ile dunya rekoru. )
2- PVD Yari Tropikal Modeli: Ortamala yillik tuketim kisi basi 30 ile 60 kg. arasinda. ( Kolombia: 40 kg., Brazilya: 45 kg.)
3- Bati Modeli: Ortalama yillik tuketim kisi basi 10 kg.’dan az olan ulkeler. (Fransa:4 kg., USA:9 kg.) [6]
            Dunya’da pirinc stoklarinin 1970’lerden beri en dusuk seviyeye inmesini ufak yuzdelerle olsa bile surekli artan talebe baglayabilirz.[7] Asya halkinin gunluk kalori ihtiyacinin %40’indan fazlasini tek basina karsilayan pirinc icin simdilik bolgedeki nufus artisi, gelir artisindan daha belirleyici. Tuketimin artmasinin bir baska nedeni ise Afrika halkinin yeme aliskanliginin gun gectikce pirince daha bagimli hale gelmesi.
-Uluslararasi Ticaret ve Fiyatlar: Pirinc dunya uzerinde en cok uretildigi bolgelerde tuketilir, dolayisiyla toplam uretilen pirincin yalniz %5-6’sinin uluslararasi seviyede ticareti yapilir. Yerli tuketimin fazla olmasinin bir baska sonucuda ic pirinc piyasalarinin cok siki korunmasidir.
Pirinc, yillik 25-27 milyon tonluk ticaret hacmiyle tahillar arasinda en kucuk uluslararasi pazar payina sahiptir.
Baslica ithalatcilar: Brezilya, Avrupa Birligi Ulkeleri, Rusya, Cin, Iran, Japonya, Endonezya, Banglades, Suudi Arabistan.
Baslica ihracatcilar: Amerika Birlesik Devletleri, Cin, Vietnam, Tayland, Pakistan, Hindistan. [8]
Uluslararasi pirinc fiyatlarinin Aralik 2007- Nisan 2008 tarihleri arasinda %76’lik rekor seviyede artmasiy 2008 yil sonu ticaret hacminin gecen seneye oranla 1.1 milyon ton dusus gostererek 29.9 milyon ton olacagi tahmin ediliyor. Artan fiyatlar; artan talep, kendi ulkelerinde kitligi onlemek icin baslica ihracatci ulkelerin ihracat vergilerini yukseltmesi ve cevresel faktorlerle aciklanabilir. Suan pirinc ihrac eden ulkeler arasinda sadece Pakistan, Tayland ve Amerika Birlesik Devletleri ihracat politikalarina sinir getirmeden devam ediyor.8 En azindan 2008 yilinin dorduncu ceyregine kadar fiyatlarin yuksek seviyelerde kalmasi bekleniyor.
Fiyatlardaki ani artis uzun zamandir ihmal edilen pirinc tarimina yeniden dikkat cekti. Uluslararasi Pirinc Arastirma Enstitusu’nun hazirladigi rapora gore krizi yonetebilmek ve daha istikrarli bir pirinc piyasasi olusturabilmek icin yapilmasi gerekenler soyle siralanmis: Asya’nin potansiyel ve suanki verimliligi arasindaki farki kapatmak icin hukumetlerce hazirlanmis acil tarim reformlari, kaybi onlemek icin hasat sonrasi teknolojilerin gelistirilmesi, verimliligi daha yuksek pirinc turlerinin ekimini yayginlastirmak, gubreleme ve sulama sistemlerinin guclendirilmesi (ozellikle Hindistan’da), pirinc sektoru uzerinde devlet harcamasinin artirilmasi. 
Turkiye’de Pirinc:
                       Turkiye’nin 70.000 hektarlik toplam celtik ekim alani, 31 ile dagilmis durumdadir. Celtik uretim miktarlarina gore ilk 5 ilin siralanisi soyledir: Samsun (%35.3), Corum (%30.8), Cankiri (16.2), Sinop (%9.4), Kastamonu (%6.2). [9]
Yagis ve sulama imkanlarinin yetersizligine ragmen, son yillarda celtik uretiminde kucuk artislar olmustur. Uretimde hedef ic tuketimi karsilama yoneliktir, fakat son yillarda dis alim giderek artmaktadir. Genellikle, ucuz olan Misir, 3 yil vadeli krediler saglayan ABD ve Vietnam pirincini tercih ediyoruz.
            Turkiye’de yapilan celtik tarimini diger bazi gelismis ulkelerle karsilastirdigimizda ekimden hasada kadar yapilan islerin yurutulmesinde daha fazla is gucu harcandigini goruruz. Projem dahilindeki bu uretim asamasini arastirmak icin Kastamonu’nun Tosya kazasini sectim.
Tosya:
Kastamonu’ya bagli Tosya kazasi pirincinin lezzeti ile taninmis bir yerdir. Pirinc piyasasinda sik sik ismi gecen ve “Tosya pirinci” namini tasiyan pirinc urunu uzun yillar bu kazanin basli basina ihracatini teskil etmistir.
Bolgede ilk pirinc tarimina 1500’lu yillarda baslanmis, Ilgaz daglarindan asagi inen Devrez Suyu’nun, topragi bu cesit tarima elverisli hale getirmesiyle gelistirilmistir.
1925 yilinda cumhuriyetin ilk celtik fabrikasi Tosya’da kurulmustur. Pirinc ticareti Tosya ekonomisinin bel kemigi haline gelmistir. 1980’li yillara kadar adi pirinc yetistiriciligiyle ozdeslesen Tosya’nin, Tosya Ticaret Odasi’nin denetimi altinda “Tosya Pirinci” muhurlu cuvallarinin 67 vilayetten 545 kazada tam 985 musterisi vardi. Liberal ekonomi politikalariyla serbestlesen piyasada ulkenin cesitli yerlerinde yetisen pirincin Tosya pirinci adi altinda satilmasi zamanla bolgenin ekonomisine buyuk zarar vermistir. Modernlesen tarim tekniklerine ayak uyduramamasi ve tarim uzerinde dogrudan etkisi olan birtakim sosyal sorunlari nedeniyle uretimde dusus gozlemlenmistir.
Disariya pirinc satan ihracatci kimligini yitirse de bolge halkinin yasayisi, beslenisi ve kulturu pirincle ic icedir. Verimliligi dusuk olsa da hala Turkiye’nin en lezzetli pirincini yetistirdiklerini soyleyen ciftciler, Tosya pirincinin farkinin, diger bolgelerde yetisenlerin aksine, Devrez Cayi’nin cok soguk ve tatli suyuyla beslenmesi oldugunu belirtiyolar. Tosya pirincinin pisirilme teknigi de cok farkli. Bolgedeki pirinc tarimini ve ekonomiyi  yeniden canlandirmak icin her sene agustos ayinda duzenlenen
 Geleneksel Tosya Pirinc Festivali’nde disaridan gelen konuklara pisirme tarifleri
dagitiliyor.:

Üretim Süreci:
Pirinç üretimi büyük ölçüde insan gücü ve emeği gerektirse de, üretimin devamlılığı tek bir kaynağa bağlı: su.
Tosya’nın Kuşçular Köyü’nde 60 yıldır pirinç ekimiyle uğraşan Safiye Koç (74) ve kızları Ayşe-Ayten Aşçı ile yaptığım söyleşide de benim dikkatimi çeken insan emeğinin ucuzluğuyken, onların tüm vurguları suyun hayati önemi üzerineydi.
Çeltik ekimi “takvan” adı verilen, her biri yaklaşık 1 dönüm olan toprak parçalarında gerçekleştirilir. Geniş tarlaların takvanlara bölünmesinde dikkat edilmesi gereken husus takvanlar arasında su akımını sağlamak için eğim oluşturulmasıdır. Çeltik ekimi yapılacak olan toprak Nisan ayında, bir önceki seneden kalan ekin, kuru ot ve benzeri artıklardan arındırılır. Daha sonra en üstteki takmandan başlayarak bütün araziye bol miktarda su verilir, traktörlerle sürülerek zeminin dümdüz çamur olması sağlanır. Bu işleme kısaca “keşen” deniliyor. Son olarak, gübreleme yapılır ve toprak ekime hazır hale gelir.
Tarla ekime hazırlanırken, geçen yıldan tohumluk olarak ayrılan çeltik taneleri torbalarda ıslatılır. 4 gün çimlenmesi beklenir ve sonrasında 2 gün damda ısıtılır. 1-2 Mayıs tarihlerinde kadınlar keşenlenmiş tarlalara girerek yeşillenen çeltik tanelerini sırayla atarlar. Bu noktada çeltiğin çamura yapışabilmesi için tarladaki su seviyesinin düşük olması gerekir.
Çeltik bitkisel gelişimini 4 ayda tamamlar. Verimli bir sezonda boyu 1 metreyi bulur. Sezon şartlarının iyi olması büyük ölçüde kış ayları boyunca çevredeki yüksek dağların bol miktarda kar yağışı almasına bağlıdır. Nisan-Mayıs aylarında erimeye başlayan alüvyonlu bulanık kar suları Devrez Çayı boyunca aşağı akar ve çeltik üretimi için ideal koşulları sağlar. 
 
Celtigin boyu 20 cm.’yi bulunca, onunla beraber suyun icinde yetisen diger otlarin temizlenmesi gerekir. Bu islem icin 1 hafta sureyle arklarin agzi kapatilir, sular kesilir. Geleneksel yontem koylu kadinlarin su dolu takmanlarin herbirine girerek iclerindeki dari ve kara otlari yolmalaridir. Bu cok zahmetli ve uzun suren bir islemdir,ve cogu zaman komsu koylerden irgat (isci) cagirilmasini gerektirir. Son 10 senedir ise yabanci otlarin temizlenmesi ilacla yapiliyor. Tarlaya atilan ilac celtik disindaki bitkileri oldururken, pirincinde organikligini yok ediyor. İslem tamamlandiktan sonra takmanlar ikinci kez gubrelenir ve suyun seviyesi tekrar arttirilir. Ilaclandiktan sonra celtigin sadece bas kismi acikta kalicak sekilde suyun altinda olmali, aksi takdirde urun yanar. Bunun icindir ki, ciftciler gunde 3 kez suya girerek seviye kontrolu yapar.
4 aylik bol su gerektiren yetisme sureci sonunda yaklasik 15 gunde ekin toplanir. Takmanlara giren bicerdoverler, ekini celtik taneleri haline getirir ve traktore yukler. Sira celtigin harmanda kurutulmasindadir.
Tosya’da koylu 4 ay boyunca disaridan kulandigi tum insan ve sermaye gucunu celtik bazinda geri oder. Ilaclama ve hasat zamani tarlada calisan irgata, su islerinden sorumlu olan devsirmene, son olarak da traktor ve bicer sahiplerine paylari dagitildiktan sonra geriye kalan celtik toprak sahibi ve uretici koylu arasinda tam ikiye bolunur. 
Para yerine mal alisverisinin tercih edilmesinin en buyuk sebebi yil icinde ureticinin elinde nakit para bulunmamasidir. Bolge halkinin ortak amaci yetistirilen urunden para kazanmak oldugu icin kendi aralarindaki alisveriste bu sureci kolaylastirmaya calisiyorlar. Aksi takdirde, nakit sikintisi oldugu zamanlarda celtik uretimi cikmaza girer. Baska bir deyisle, ekonomik kazanc saglayabilmek icin icsel ekonomik iliskilerin carklari parasiz donuyor. Bunun yani sira, celtigin elde kalma ihtimalinin olmamasi uretim zincirindeki guven duygusunu pekistiriyor.
Butun bu alisverislerde yerel bir olcu birimi tercih ediliyor: sinik. Yaklasik 5.5- 6 kilograma denk gelen sinik, celtigin koyluden dagitimini kolaylastiriyor. Genelde toplanan ekinin %20’si uretim surecindeki hak sahiplerine, %40’i toprak sahibine verilir. Koylu geriye kalan celtikten yillik tuketim ihtiyacini ve gelecek sene icin tohum ayirdiktan sonra, celtigi fabrikada dovdurup pirinc haline getirtiyor. Bir kismini pirinc pazarinda dogrudan tuccara satarken, fiyatlarin dusuk oldugu durumlarda Toprak Mahsulleri Ofisi’ne satiyor. Ileride daha yuksek fiyata satmak isteyen koyluler ise ekini fabrikalarda depoluyor, ihtiyaci oldukca satiyor.
Ureticinin Sorunlari:
Tosya’da gorustugum ciftcilerin sorunlari birkac baslik altinda toplanabilir ve ulke capinda genellenebilir.
- Susuzluk: Bolgenin son 3 yildir genel ortalamanin altinda yagis aldigini belirten ciftciler, pirinc uretimine en buyuk tehditin susuzluk oldugunu soyluyorlar. Gecen sene Kuscular Koyu’nun Devrez’in altinda kalan kismindan hic hasat alinamamis. Seyrek yagislar urunun tamaminin yanmasina sebep olmus. Bu sene tarlalarin buyuk bolumune bugday ve arpa eken ciftci, ilk kez kanola ve aspir ekimini de deniyor. Bu yeni urunlerin verimliligi belirsiz ancak hava kosullari celtigin verimsizligini belirli hale getirdigi icin ciftcinin tercihi bu yonde olmus. Pirinc fiyatlarinin yuksek seyretmesi dolayisiyla koylunun ekinini daha pahaliya satabilme sansi onlari hic cezbetmiyor cunku celtigin tarlada yanmasi o sezonun bos gecirilmesi anlamina geliyor. Kurakligin gecici oldugunu dusunen koy halki bir baska sorundan soz ediyor: genc is gucu olmamasi.
- Buyuk sehirlere goc: Safiye Hanim bolgedeki pirinc yetistiriciligi icin ‘zanaatimizdi’ diyor. Pirincin para ettigi yada, kurakligin vurdugu zamanlarda butun koy halki hep bu isi yapmislar. Zirai ilaclar yada bicerlerin olmadigi gunlerde koyde insan cokmus, simdi ise evlerde sadece bir yasli cift bulunuyor. Gencler ya okumak yada calismak icin buyuk sehirlere goc etmisler. Sosyal guvencelerinin olmamasi onlari sehirlere suruklemis, tarim yapmayi tesvik edecek hicbir avantaj kalmamis. Bu bakimdan onumuzdeki yillar dusunuldugunde, Tosya acisindan, bir devrin kapanisi ongoruluyor.
- Ortakcilik Sistemi: Tosya’da topragin sahibiyle onu ekenler farkli gruplar. Miras sistemi nedeniyle mulk sahibi olan insanlar zamanla sehirlere tasinmis ve tarladaki isciyle onlari baglayan ortakcilik sistemi ortaya cikmis. Her toprak sahibi ailenin koyde ekim isiyle tumuyle ilgilenen bir ortakcisi bulunuyor. Aradaki anlasmaya gore, harcamalar cikarildiktan sonra kalan yillik urun ortakciyla toprak sahibi arasinda ikiye bolunuyor. Zamanla veraset sistemiyle toprak cok sayida insanin elinde bolunuyor ve isler daha da karisik hale geliyor. Ortakcilik sistemi, tarim tesvigini dusuren bir baska etkendir. Corum ve Tokat bolgelerinde kiralama sistemi kullaniliyor. Buna gore koylu toprak sahibine donum basina belli bir ucret odemesi karsiliginda hasat zamaninda gelirin tumu ciftcide kaliyor. 
- Mazot ve Gubre Fiyatlari: Motorinin litre fiyatinin 2.97 YTL’ye, ve gubre fiyatinin ise bugdayi bile gececek sekilde yukselmesi ciftcinin urunu yetistirmek icin yapmis oldugu harcamalarinin urunun degerinden daha fazla tutmasina neden oluyor. Bunun icin devletten ekim ve hasat donemlerinde ciftciye ucuz gubre saglamasini talep ediyorlar, fakat devlet tesvikinin hicbir zaman tatmin edici duzeyde olmadigini da ekliyorlar.
- Saglik Problemleri: Yillardir gunlerini suyun icinde geciren koylulerin, sanilanin aksine, romatizma sorunu yok. Onlarin yakindigi cok daha ciddi bir saglik tehditi. Celtik uretiminde kullanilan zirai ilaclarin zamanla icecek suyu olarak kullandiklari yeralti sularina karistigini, ve bu sebeple kanser vakalarinin arttigini ileri suruyorlar. Talep edilmesine ragmen bolgede henuz konu ile ilgili herhangi bir olcum yapilmamis.
Pirinc Cesitleri ve Tohumlar
Tosya’daki ekim alanlarinda Sari Kilcik, Ak Celtik, Italyan Maratellisi, Yasar, Baldo Krosnorosky ve Osmancik-97 pirinc turleri yaygin bir sekilde yetistirilmektedir. Kaymakamliga bagli olan Celtik Komisyonu ihtiyac tespiti yapip, tohum getirtiyor. Bu sene Tosya’ya Tarim Bakanligi’nin cesitli yerlerden toplayip gonderdigi 30 ton tohum girisi oldu.
Tosya pirinci olarak bilinen tur aslinda Sari Kilcik’tir. Sadece Ilgaz’in Ayakli ve Celtikbasi koylerinden alinan tohumlar Tosya’da ekliyor, ve boylece tohum orijinalligini koruyor. Sari Kilcik’in verimliligi dusuk oldugu icin buyuk olcude Tosya icersinde tuketilir ve Turkiye capinda fazla bilinmez.
Cok lezzetli olan bu pirinci ulke pazarina cikarmadan once patent calismalari baslamis:

Fabrika:
1923 yilinda M. Kemal Ataturk sapka devrimi icin Kastamonu’ya giderken Tosya’li tuccar ve ciftciler Ilgaz Kavsagi’nda onu karsilayip, burada pirinc fabrikasi kurulmasini istemisler. Boylelikle cumhuriyetin ilk pirinc fabrikasi 1925’te Tosya’da kurulmus.
O donemde Tosya’da elektrik yoktu, buna ragmen celtigin kabugunu yakarak enerji elde edebilen orijinal bir sistem kuruldu. 1940’larda devletin ozellestirdigi imalathane Boyner Celtik Fabrikasi adini aldi. Artan ihracat miktarlarina karsilik veremeyen fabrikanin ikincisi 1967 yilinda yine devletin eliyle kuruldu. Boyner Celtik Fabrikasini 2007 senesinde kapatan Tosya’nin bugun civar bolgelerden de is alan bircok sayida modern uretime uygun pirinc fabrikasi var. Devrez Cayi’nin kurumaya yuz tutmasiyla Kizilirmak vadisine giden ortakcilar, 4 ayin sonunda mahsulunu yine buraya getirip isletiyorlar. Dolayisiyla uretimin gitgide azaldigi Tosya’da isletim tum hiziyla devam ediyor.
Fotoğraf: Tosya 1926 İlk Çeltik Fabrikasının Açılışı
 
Ciftci her sene ekim ayinin basinda, tarladan topladigi mahsulu fabrikalara getirir. Burada satmaya ihtiyaci olan miktari pirinc haline getirirken, elinde beklettigi urunu bozulmamasi icin celtik halinde fabrikanin depolarinda saklar. Tosya’daki fabrikalar, uretimin buyuk miktarlarda oldugu bolgelerdekilerin aksine, koyluden direk alim yapmiyor. Fabrikadan dogrudan pirinc satin alabiliyorsunuz, ama buradaki pirinclerin tumu koylulerin uzerine kayitli. Boylelikle ureticiden tuketiciye kadar olan yolculugunda daha az aracinin elinden gecen pirincin fiyati fazla yukselmiyor. Fabrikalar ancak koylunun imaliye parasini karsilayamadigi zamanlarda pirinc alimi yapiyorlar. 1 ton celtigin islenmesi 45 YTL iken 600 KG pirinc elde ediliyor.
Fabrikaya giren celtigin ilk olarak copu elenir ve soyucudan gecirilir. Aspiratorler yardimiyla kabuklar disariya gonderirilir. Bir sonraki asamada soyulmayan celtik taneleri tekrar soyucuya gonderilirken, soyulanlar beyazlatilmak uzere tasa verilir. Burada kepeginden arinan pirinc taneleri parlaticidan da gectikten sonra elekte kiriklarindan ayrilir. Kepekli pirinc ozellikle seker hastalari icin tavsiye ediliyor, fakat halkimiz beyaz pirinci tercih ediyor.
Bolgedeki fabrikalar son birkac yildir modern imalatin geregi olan fotoselli makinalari kullaniyorlar. Bu sistemde pirincin rengine ve boyutuna ayarli, havayla calisan makina yabanci maddeyle karsilastiginda daha fazla hava ufleyerek tassiz pirinc uretimine imkan sagliyor. Toplam urunun %15’i kabuk, %10’u ise kepekten olusur. Bunlar demir-celik sanayinde ve tavuk ciftliklerinde yem olarak kullanilir.   
2008’in bahar aylarindaki kriz soylentisinin etkileri en iyi sekilde hem girdi hem cikti yapilan bu fabrikalarda gozlenebiliyor. Ornegin, koylu fabrikada depoladigi pirincin kilosunu dogal bir artisla 1.2 YTL’den tuccara satti. Gecen sene bu fiyattaki pirincin tuccardan cikis fiyati 1.7 YTL iken, bir aylik kriz soylentisi tuccarin 3.5 YTL’ye alici bulmasini sagladi. 
Sorunlar ve Projeler:
Celtik 4 ay boyunca suyun icinde yetismesi gereken bir bitkidir. Devrez Cayi’nin inisli cikisli grafigi guvenli celtik tarimi icin yeterli olmuyor. 1964- 2004 yillari arasinda pirinc fabrikalarinin mudurlugunu ustlenen, 2007’de ise Ziraat Odasi Yonetim Kurulu Baskani secilen Ali Sarikayali asil sorunun kuraklik degil, sulama yetersizligi oldugunun altini ciziyor. Yilin 12 ayi Devrez ve Deringoz Caylari’nda bosa akan suyun bir baraj yardimiyla biriktirilmesi gerektigine deginen Sarikayali, ancak bu sekilde suan 45.000 dekar olan celtik ekim alanlarinin 77.000 dekara cikarabileceklerini, uretiminde bu dogrultuda 420.000 tona ulasabilecegini soyluyor.
Kizyolu Baraji Projesi aslinda 1982 yilindan beri siyasi partiler tarafindan bolgede kullanilan en etkili secim vaadi. Ancak bu projenin verimliliginden suphe edenler de var. Ilce Ozel Idare Muduru Mustafa Kayali ile yaptigim gorusmede Kayali, Devrez Cayi’nda baraj yapimini gerektirecek kadar su bulunmadigina, hatta bolgede su olsa bile sulanacak, tarima elverisli yeterli tarim alanini bulunmadigina dikkat cekiyor. Tosya’da uretimin artirilmasi icin oncelikle toprak reformu calismalari yapilmasi gerekiyor.   
Turk Medeni ve Islam Hukuku’nun cakismasi sonucu meydana gelen toprak parcalanmasi tarimda verimliligi dusuren en buyuk etkenlerden. “Olum hak, miras helal” anlayisinin medeni hukuk tarafindan da desteklenmesi tarim arazilerini kucultuyor, modern tarima elverissiz hale getiriyor. 10 donum tarla sahibi bir kisinin olumunden sonra 4 kardes arasinda bolunen topraklar uzerinde anlasmazliklar kacinilmaz oluyor. 24 Mayis 2008 tarihinde Afyon’da 4 genc arasinda cikan bicakli miras kavgasinin ardinda 2 olu birakmasi bu olusumun somut bir ornegidir.
1890 yilinda gerceklestirdigi toprak reformuyla bu soruna cozum ureten Amerika Birlesik Devletleri, miras yoluyla tarim arazisinin bolunmesini kanunen yasakladi. Ornegin, 100 donumluk bir arazinin isletmesini tek kisiye verirken, yil sonunda elde edilen karin dort kardes arasinda bolunmesini sagladi. Boylece yapilan toprak reformuyla, medeni hukuk yeniden sekillenmis oldu, ve tarim arazilerinin parcalanmasinin onune gecildi.
Ayni amacla 2000-2003 yillari arasinda Ortalca Koyu’nde yapilan sekileme ve duzleme projesinde bir kisinin birkac ayri yerdeki topragi birlestirilip tek parsel haline getirildi. Ciftler ve Suluca Koyleri’nde 2005-2007 yillarinda Ozel Idare’nin Kayali baskanligindaki arazi toplulastirma ve tarla ici gelistirme projesiyle 2700 hektarlik arazi en az 10 bin metrekarelik diktortgen tarlalar haline getirildikten sonra hak sahiplerine bolusturulmus. Boylelikle miras hukuku nedeniyle tarima elverissiz hale gelen boluk porcuk toprak parcalari tekrar tarim hayatina kazandirilmistir. Ayrica suyun bosa harcanmasina sebep olan toprak su kanallari yerine beton kanallar insa edilmis, yollar duzeltilmis ve eski sinir alanlari kaldirilmistir. Proje halinde Avruba Birligi’ne gonderilen bu calisma 1.25 milyon euro butce ile desteklendi, ve hayata gecti.
“Asagi Devrez Projesi” adi altinda gelistirilen yeni projeyle 9 koyde ( Asagi Dikmen, Sofular, Kuscular, Yenidogan, Cevlik, Zincirlikuyu, Cay Kapi, Sapanca, Kosen) daha genis capta toprak reformlari amaclanmaktadir. 2 yada 3 ailenin arazilerin tamaminin ekiminden sorumlu tutulmasi ve yeralti sularinin faaliyetinin artirilmasi planlanan projede amac bolgede tarimi tekrar gelistirebilmek ve bu koylere ekonomik kazanc saglamak. 3 yil icinde tamamlanmasi planlanan projenin hayata gecirilebilmesi icin taslagi yine Avrupa Birligi ve Dunya Bankasi’na 20 milyon euro butce talebinde bulunulacak.
Fotograf: Toprak butunleme calismalari. Yesil cizgiler tarlalarin eski sinirlarini, lacivert cizgiler su kanallariyla cevrelenmis tarlalarin yeni halini ve kirmizi cizgiler hak sahiplerinin yeni tarlalarini gosteriyor.

            Tarimi guclendirmek icin yapilan bu toprak butunlestirme reformlari yakin bir gelecekte miras hukuku sebebiyle tekrar parcalanacaktir. Yetkililerin bu konuda din adamlari ve hukukcularin biraraya gelip miras hakki dusuncesini cozumlemelerini talep ediyor.
Ulkemizde tapu kadastro sisteminin gelismemis olmasi tarim acisindan bir diger buyuk sorundur. Almanya, Fransa gibi gelismis ulkelerde 3. sira kadastro islemi tamamlanirken, Turkiye’de henuz mevcut arazilerin % 40’i kadastrodan gecmistir. İnsanlarin dedelerinin babasi uzerine kayitli arazilerin mevcut kadastro sistemi cercevesinde bircok parcaya bolmekten baska cozum yok. Bunun icindir ki, toprak butunlestirme reformlariyla desteklenen tarimin gelismesi icin 2. kadastro islemine ihtiyaci vardir. O gunun kosullarinda tarlada kim calisiyorsa, onun uzerine kayit yapilmalidir. Suan ki kayitsizlik durumu devlet tesvikinin bolgeye degil de urune verilmesinin de sebebidir. Hangi bolgede ne kadar toprakta tarim yapildigi resmi olarak bilinmedigi icin mevcut tesvik sistemi su sekilde isliyor: Ciftci tuccara sattigi urunun makbuzuyla Tatim Urunleri Kooperatifi Mudurlugune basviriyor, ve destek primi aliyor. Ciftciye ancak 1 sene sonra ulasan prim, ekim zamani nakit ihtiyacini karsilayamiyor. Son derece yetersiz olan bu sistem yerine ciftciler devletin kontrolunde bulunan gubre ve motorinden %18 KDV ve %15 OTV vergi muafiyeti talep ediyor. Fakat IMF ve Dunya Bankasi politikalarina sadik olan hukumetlerin bunlari yapmasi imkansiz oldugu icin, devlet hicbir zaman ciftcinin yaninda bulunamiyor.
            Tosya’da pirinc ekonomisinin tekrar canlandirmak icin Il Ozel Idaresi’nin toprak butunleme calismalarina, Ziraat Odasi ciftcilere danismanlik, egitim ve kredi hizmetleriyle destek veriyor. Etkileri suan icin tarlalarda gozlemlenemeyen calismalar gelecek icin umut vaad ediyor.
            Projemin son bolumunde ele alacagim yurt capindaki fiyat dalgalanmasinin sebeplerini incelemek icin Edirne’deki sanayici isadamlariyla konusmanin faydali olacagini dusundum. Bu bolumde yazacaklarim birkac roportajdan toplanmis ve meselenin derinligine inebilmek icin gorustugum insanlarin kimlikleri gizli tutulmustur. 
“Pirinc Krizi”:
            2008 yilinin ilk dort ayinda Turkiye’de pirinc fiyatlari %140 seviyelerinde artis gosterdi. Medyada cogunlukla fiyat artisindaki sebebin uluslararasi pirinc piyasasindaki kriz oldugu vurgulandi. Ancak yillik ortalama tuketimi 100 kg.’i bulan Haiti ve Filipinler gibi ulkeler icin gecerli olabilecek bu teshis, yillik tuketimin kisi basina 7 kg. olan Turkiye icin gecerli oldugu soylenemez. Bu yuzden, oncelikle kendi ic piyasamizdaki duruma bakmakta yarar var.
             Turkiye’de 2007 senesinde 400.000 ton pirinc uretildi, ve serbest piyaya uygun fiyatlarla dagildi. Ote taraftan, TMO elinde bulunan 31 bin ton pirinci 77 firmaya dagitti fakat 5 firmaya urunun yarisi verildi.
            -Akel: 7.000 ton. –Akun: 7.000 ton. -Goze: 4.700 ton. -Yayla Bakliyat: 3.200 ton.           -Memis Bakliyat: 2.200 ton.
TMO’nun dagitim kriteri fiili tuketim miktari. Bu demek oluyor ki, bir firma bir sene once ne kadar islenmis pirinc sattiysa, o oranda TMO’dan pirinc alma hakkina sahip. Teoride dogru olan bu kriterin, bu sene pratikte haksizliklara yol acmasi piyasa icindeki aktorlerin arasinda huzursuzuluk yaratti. Sene basinda TMO tarafndan talepleri sorulan Trakyali sanayiciler tercihlerini yuksek kaliteli Trakya pirincinden yana kullandilar. TMO’nun dagitimindan sonra bahsettigimiz firmalar toplam dagitimin yarisini alirken, digerlerinin talep ettikleri olcude pirinc alamamasi su sekilde aciklandi: onlarin sadece Trakya’dan mal istemesi, Akel, Akun gibi sirketlerin ise yurdun diger bolgelerinden de mal talep etmis olmasi.
Homojen olmaya dagitim sekli spekulasyonlara acik bir zemin sagladi. 100 bin tonluk ithalati da elinde bulunduran ilk 3 sirket, yurtdisinda yukselen pirinc fiyatlarindan etkilenmemek icin devletten %45 olan gumruk vergisinin indirilmesini talep ettiler. Diger tarim urunlerinde zaman zaman gumruk vergi indirimine giden devlet, pirincte bunu uygulamayi uygun gormedi ve ortaya spekulatif bir pirinc krizi cikti.
Bir anda beliren pirinc krizinden yararlanan diger aktorler ise paketciler ve marketler. TMO’nun 85 YKR’den dagittigi celtik, cogu fabrikalardan islendikten sonra 2.8 YTL fiyat seviyesinde cikarken marketlerde 8 YTL’den satisa sunulmasi iki sebebe dayaniyor. Birincisi, paketcilerin uretim-tuketim surecinde ara bir katman olusturmasi ve yuksek kar saglamasi. Sektordeki en buyuk paketleme sirketi olan Reis Gida’nin sahibi Mehmet Reis’in bu sure zarfinda bircok kez televizyon kanallarina cikarak pirinc fiyatlarinin cok daha fazla artacagini soylemesi, bu dusunceyi dogrular nitelikte. Trakyali sanayiciler bu duruma cozum uretmekte gecikmemis. Bircok fabrika artik kendi malini paketlemek icin ‘private label’ calismalarina baslamis. Bu sekilde uretim masraflarinin dusurulecek ve marketlerde daha ucuza pirinc bulunabilecek. Marketlerin kar marjinlerinin incelenememesi ve fiyat birligi icin denetim kurulamamasi da sektor de bosluk yaratan baska bi nokta. Ureticiler bunun icin de, marketlerin sorgulanmasina olanak saglayan Perakendeciler Yasasi’nin cikarilmasini istiyor.      
Yaratilan krizin pirinc sektorunun gelecegi icin bir sans olarak da degerlendirilebilir. Ureticide fiyat ve tuketicide urun hassasiyeti olusmaya basladi.
Ornegin, Osmancik tur pirincin Baldo adi altinda marketlerde daha yuksek fiyata satilmasi yada Osmancik-Baldo diye tarlada olmayan ama raflarda gorulen bir cesidin varligi medyada konusulur oldu. Sanayiciler ve Pirinc Degirmencileri Dernegi, fabrikalarda paketleme ve ‘private label’ calismalariyla sektorun pazarlama alaninda yeni bir hareketlenme saglayabilir.
Kredi ve Emanet Sistemi:
            Avrupa Birligi ve diger gelismis ulkelerde basariyla isleyen lisanli depoculuk sisteminin ilk adimlari gecen sene Turkiye’de de atildi. TMO henuz kriterlere uygun depo yapimindayken, 35 bin ton celtik gecen sene ‘emanet sistemi’nde degerlendirildi. Buna gore, hasat zamani butun malini ucuz fiyattan satmak istemeyen ama nakit paraya ihtiyaci olan ciftci malini TMO’nun, simdilik eski depolarinda, saklayabiliyor ve bu makbuzla yine devletin kefilliginde bankalardan kredi alabiliyor. Ciftci sadece yeni urunun cikis tarihi olan 31 Agustos’a kadar malini satmakla mukellef. Gecen sene ilk denemesi yapilan emanet sisteminde, kredi faizinin de %25’ini TMO odedi. Sistemin amaci hasat donemi fiyatin cok dusmesini engellemek ve son derece yetersiz olan kredilerle korelten kucuk ureticilere destek saglamak.
 

[1] TR8 Bati Karadeniz Bolgesi Tarim Master Plani. 2007. syf.178
[2] http://www.rice-trade.com/rice-nutritional-facts
[3] Roy W. Hamilton. The Art of Rice. Spirit and Sustenance in Asia. UCLA Fowler Museum. 2003.
[4] N. G. Dowling, S. M. Greenfield, K. S. Fischer. “Sustainability of Rice in the Global Food System”, 1998.
[5] International Rice Research Institude. www.irri.org
[6] Roy W. Hamilton. The Art of Rice. Spirit and Sustenance in Asia. UCLA Fowler Museum. 2003.
[7] International Herald Tribune. The Global Edition of the New York Times.
[8] Food and Agriculture Organization of the United Nations. Press Release.
[9] [9] TR8 Bati Karadeniz Bolgesi Tarim Master Plani. 2007. syf.182

 
 
Tasarım: Metin BEKTAŞ...ž Sitemiz en iyi 1280x1024 çözünürlükte izlenir.... Sitemiz Garanti Hosting Firmasınca Desteklenmektedir